Mirastan Mal Kaçırma (Muris Muvazaası) Davası | 2026 Güncel Yaklaşım
- 19 Oca
- 1 dakikada okunur
Uygulamada “mirastan mal kaçırma” olarak bilinen muris muvazaası, mirasbırakanın aslında bağışlamak istediği bir taşınmazı (veya hakkı) tapuda satış ya da ölünceye kadar bakma gibi görünüşte farklı bir işlemle devrederek, bazı mirasçılarını miras hakkından yoksun bırakmayı amaçlamasıdır. Bu uyuşmazlıklarda mahkeme, şekle değil tarafların gerçek ve ortak iradesine bakar; muvazaalı işlemlerde gerçek iradenin esas alınacağı TBK m.19’un temel prensibidir.
Muris muvazaası davalarının “kilit” unsuru, işlemin mirasçılardan mal kaçırma amacıyla yapılmış olmasıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, murisin mal kaçırma amacının bulunmaması hâlinde muris muvazaası öğretisinin (01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İBK çizgisi) uygulanamayacağını; ayrıca ispat yükünün muvazaayı ileri süren mirasçıda olduğunu açıkça vurgular. Bu nedenle dava “otomatik kazanılan” bir dava değildir; güçlü delil kurgusu gerekir.
Mahkemeler, mirasbırakanın gerçek iradesini tespit ederken özellikle şu olguları birlikte değerlendirir:
Davalının alım gücü (satış bedelini ödeyebilecek durumda mı?)
Tapudaki bedel ile taşınmazın gerçek piyasa değeri arasındaki fark
Mirasbırakanın temliki yapmasında haklı/makul bir neden bulunup bulunmadığı
Yöresel gelenek-görenek, olayların olağan akışı ve taraflar arasındaki beşerî ilişki
Davacı mirasçılar, sözleşmenin tarafı olmadığından “üçüncü kişi” konumunda kabul edilir; bu nedenle iddialarını tanık dâhil her türlü delille ispatlayabilirler.
Dava sonucunda muris muvazaası ispatlanırsa, genellikle tapu iptali ve miras payı oranında tescil (veya el atmanın önlenmesi gibi) sonuçlar doğar. Taşınmazın üçüncü kişilere devri, iyi niyet iddiaları ve tapu siciline güven gibi tartışmalar dosyanın seyrini ciddi biçimde değiştirebildiğinden, devir zincirinin baştan sona incelenmesi gerekir. Avukat Orkun Bölenler Edirne
"Bu makale akademik/bilgi verme amaçlı olup, somut olaylara göre hukuki sonuçlar değişkenlik gösterebilir. Hak kaybına uğramamak için bir avukatla doğrudan iletişime geçilmesi önerilir."
