2026 Yılı Uyuşturucu Suçlarında Hukuki Boyut: Kullanım ve Ticaret Ayrımı
- orkun-bolenler
- 19 Oca
- 2 dakikada okunur
Türk Ceza Kanunu’nun 188 ile 191. maddeleri arasında düzenlenen uyuşturucu veya uyarıcı madde suçları, 2026 yılı itibarıyla adli makamlarca en sıkı takip edilen ve ağır yaptırımların öngörüldüğü suç tipleridir. Bu suçlarda yapılan temel hata, "kullanım" (TCK 191) ve "ticaret" (TCK 188) arasındaki ince çizginin yargılama aşamasında doğru analiz edilememesidir.
Uyuşturucu madde imal veya ticareti suçu, alt sınırı 10 yıldan başlayan hapis cezalarını öngörür. 2026 yılı güncel uygulamalarında; maddenin türü (sentetik kannabinoid, metamfetamin vb.), yakalanan miktarın hassas terazi veya paketleme materyalleri ile birlikte bulunması ve yakalanan yerin okul/ibadethane gibi kamusal alanlara mesafesi, cezanın yarı oranında artırılmasına neden olmaktadır.
Kullanmak için uyuşturucu madde bulunduran kişiler hakkında 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası öngörülse de, 2026 infaz rejimi uyarınca ilk kez işlenen bu suçlarda "Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi" (KDAE) kararı verilmesi esastır. Bu süreçte kişi en az 1 yıl süreyle denetimli serbestlik ve rehabilitasyon programına tabi tutulur. Tedavi ve denetim yükümlülüklerine aykırı davranılması halinde ise erteleme kararı kaldırılarak yargılama başlatılır.
Yargı kararlarında en belirleyici ölçüt, ele geçirilen maddenin miktarıdır. Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin kararında vurgulandığı üzere, ele geçen miktarın yıllık veya günlük kişisel kullanım sınırının üzerinde olması, eylemin ticaret kapsamında değerlendirilmesine yol açmaktadır. Örneğin, sanığın bir yıllık ihtiyacını karşılayacak miktarda kokaini tek seferde satın alması "hayatın olağan akışına aykırı" bulunarak ticaret kastı olarak kabul edilmiştir.
Maddenin saklanma ve paketlenme şekli, suç vasfını doğrudan etkilemektedir. Uyuşturucunun satışa hazır, eşit gramajlı küçük paketler (fişek) halinde bulunması ve beraberinde hassas terazi, alüminyum folyo, kilitli poşet gibi ambalaj malzemelerinin ele geçirilmesi, ticaret suçunun en güçlü delillerindendir.
Sanığın sosyo-ekonomik durumu ile yakalanan maddenin piyasa değeri arasındaki orantısızlık ticaret şüphesini kuvvetlendirmektedir. Düşük gelirli bir sanığın, yüksek maddi değere sahip yüklü miktarda uyuşturucuyu "kullanmak için aldığını" beyan etmesi inandırıcı bulunmamaktadır
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 192. maddesi, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (m. 188) ile kullanmak için uyuşturucu madde satın alma, kabul etme veya bulundurma (m. 191) suçlarında etkin pişmanlık hallerini düzenlemektedir. Kanun koyucu, bu düzenleme ile genel kamu sağlığının korunmasını ve uyuşturucuyla mücadelenin etkinleştirilmesini amaçlamıştır.
Cezasızlık Halleri (TCK 192/1-2-4): Resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce; suç ortaklarının, maddelerin saklandığı yerlerin bildirilmesi veya kullanıcının tedavi talebiyle başvurması durumunda cezaya hükmolunmaz.
Cezada İndirim Hali (TCK 192/3): Suçun haber alınmasından sonra, ancak mahkemece hüküm verilmeden önce gönüllü olarak suçun meydana çıkmasına veya suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım eden failin cezası, yardımın niteliğine göre dörtte birden yarısına kadar indirilir.
Etkin Pişmanlığın Uygulanma Şartları Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarına göre, TCK 192/3 maddesi kapsamındaki indirim için şu şartların birlikte gerçekleşmesi zorunludur:
Failin TCK 188 veya 191 kapsamındaki suçlardan birini işlemiş olması,Hizmet ve yardımın bizzat fail tarafından, gönüllü olarak yapılması,Yardımın soruşturma veya kovuşturma makamlarına yapılması,Yardımın suç haber alındıktan sonra ancak hükümden önce gerçekleşmesi,Failin kendi suçunun veya bir başkasının suçunun ortaya çıkmasına önemli ölçüde katkı sağlaması,Verilen bilgilerin doğru, sonuca etkili ve yararlı olması. Avukat Orkun Bölenler Edirne
"Bu makale akademik/bilgi verme amaçlı olup, somut olaylara göre hukuki sonuçlar değişkenlik gösterebilir. Hak kaybına uğramamak için bir avukatla doğrudan iletişime geçilmesi önerilir."
