GÖÇMEN KAÇAKÇILIĞI SUÇUNDA GÜNCEL YARGI KRİTERLERİ VE UYGULAMA
- orkun-bolenler
- 19 Oca
- 2 dakikada okunur
Türk Ceza Kanunu’nun 79. maddesinde düzenlenen göçmen kaçakçılığı suçu, son dönem yargı kararları ışığında unsurları, korunan hukuki yarar ve özellikle "geçici koruma statüsü" bağlamında önemli içtihatlarla şekillenmiştir. Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarına göre suçun yasal çerçevesi ve uygulama esasları aşağıda özetlenmiştir.
Suçun Unsurları ve Maddi Menfaat Kriteri Göçmen kaçakçılığı; bir yabancının yasal olmayan yollardan ülkeye sokulması, ülkede kalmasına imkan sağlanması veya bir Türk ya da yabancının yurt dışına çıkmasına imkan sağlanması seçimlik hareketleriyle işlenir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve 4. Ceza Dairesi kararlarına göre, suçun manevi unsuru "doğrudan veya dolaylı maddi menfaat elde etmek" maksadıdır. Menfaatin fiilen elde edilmiş olması şart olmayıp, bu maksatla hareket edilmesi yeterlidir. Ancak, sanığın sadece insani saiklerle hareket ettiğinin ispatlandığı veya menfaat teminine dair delil bulunmadığı durumlarda beraat kararları verilebilmektedir. Dolaylı menfaat kavramı ise geniş yorumlanmakta; örneğin kaçak göçmenlerin sigortasız ve düşük ücretle çalıştırılması suretiyle sağlanan ekonomik avantajlar, "dolaylı menfaat" kapsamında suçun oluşumu için yeterli görülmektedir (Yargıtay 4. CD, 2020/7843 Kaynak).
Geçici Koruma Statüsü ve Suriyelilerin Durumu Yargı kararlarında en belirgin tartışma alanı, Suriye uyruklu kişilerin durumudur. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre (Örn: Yargıtay 4. CD, 2021/27636 Kaynak; Yargıtay CGK, 2020/209 Kaynak), 6458 sayılı Kanun ve Geçici Koruma Yönetmeliği uyarınca "geçici koruma statüsü" kazanan veya bu statüye hak kazanan Suriyelilerin, Türkiye sınırları içinde bir yerden bir yere nakledilmesi veya barındırılması, "yasal olmayan yollardan ülkede kalmasına imkan sağlama" suçunu oluşturmaz. Çünkü bu kişiler zaten yasal bir statüye (geçici koruma) sahiptir. Ancak, bu kişilerin yasal olmayan yollardan Türkiye’ye ilk girişlerinin sağlanması veya Türkiye’den yasal olmayan yollardan yurt dışına çıkarılmaya çalışılması durumunda suç oluşur.
Suçun Konusu ve "Kendi Ülkesine Gitme" İstisnası Yargıtay 18. ve 4. Ceza Daireleri, uluslararası sözleşmelere atıfla önemli bir ayrıma gitmiştir. Bir kişinin vatandaşı olduğu veya daimi ikametgahının bulunduğu ülkeye yasa dışı yollardan girmesinin sağlanması, TCK m.79 kapsamındaki göçmen kaçakçılığı suçunu oluşturmaz. Örneğin, Türkiye’deki bir Gürcistan vatandaşının yasa dışı yollardan Gürcistan’a (kendi ülkesine) götürülmesi eylemi, göçmen kaçakçılığı değil, Pasaport Kanunu’na muhalefet olarak değerlendirilmelidir (Yargıtay 18. CD, 2015/44811 Kaynak).
Nitelikli Haller ve Teşebbüs Suçun, mağdurların hayatı bakımından tehlike oluşturacak şekilde veya onur kırıcı muameleyle işlenmesi cezayı artıran nitelikli hallerdir. "Yurt dışına çıkmaya imkan sağlama" fiili, sınırın geçilmesiyle tamamlanır; sınır geçilmeden yakalanma durumunda eylem teşebbüs aşamasında kalmış sayılır. Ancak TCK m.79 uyarınca teşebbüs halinde dahi tamamlanmış suç gibi ceza verilir. Avukat Orkun Bölenler Edirne
"Bu makale akademik/bilgi verme amaçlı olup, somut olaylara göre hukuki sonuçlar değişkenlik gösterebilir. Hak kaybına uğramamak için bir avukatla doğrudan iletişime geçilmesi önerilir."
