Nafaka Miktarı ve Artırım Davaları | 2026 Güncel
- orkun-bolenler
- 19 Oca
- 1 dakikada okunur
Nafaka, boşanma ve velayet düzenlemelerinin en tartışmalı kalemidir. Uygulamada en sık iki tür görülür: yoksulluk nafakası (eş lehine) ve iştirak nafakası (çocuk lehine). Yoksulluk nafakası, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek tarafça, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla ve karşı tarafın mali gücü oranında talep edilebilir; yükümlünün kusuru aranmaz (TMK m.175). İştirak nafakasında ise ölçüt, çocuğun ihtiyaçları ile anne-babanın yaşam koşulları ve ödeme gücüdür (TMK m.330).
Nafaka miktarı nasıl belirlenir?
Mahkeme; tarafların gelir-gider durumunu, yaşam standardını, çocuğun yaşı/eğitimi/sağlık giderlerini, kira ve ulaşım gibi zorunlu harcamaları değerlendirir. Mahkemeler, sosyal-ekonomik durum araştırması (kolluk marifetiyle), SGK kayıtları, banka hareketleri ve fiilî yaşam standardına ilişkin delillere daha çok önem vermektedir.
Artırım/azaltım davası hangi şartlarda açılır?
Nafakanın artırılması veya azaltılması için kanun “belirli bir süre geçmesi” şartı koymaz. Esas kriter; tarafların mali durumunun değişmesi veya hakkaniyetin gerektirmesidir (TMK m.176/son; çocuk nafakasında m.331). Yargıtay uygulamasında, önceki karardan sonra olağanüstü bir değişiklik yoksa, dengeyi korumak için nafakanın çoğu durumda TÜİK’in ÜFE oranı esas alınarak artırılması gerektiği kabul edilmektedir. Avukat Orkun Bölenler Edirne
"Bu makale akademik/bilgi verme amaçlı olup, somut olaylara göre hukuki sonuçlar değişkenlik gösterebilir. Hak kaybına uğramamak için bir avukatla doğrudan iletişime geçilmesi önerilir."
